“OKULU BIRAKIP ŞARKI SÖYLEMEYE BAŞLAMAM, YAPTIĞIM EN CESUR HAREKETTİ”
Bugünkü röportajımızın konuğu; güzelliği, zarafeti, şıklığı, bakışları ve aynı masumiyeti ile büyüleyen GÖKSEL… Süper enerjisiyle keyifli bir röportaj yaptık.
■ Kendi cümleleriyle Göksel nasıl birisi?
İnsanın kendini tarif etmesi çok zor bir şey. Göründüğüm kadar sakin biri değilim. Ama duygusalım. Oldukça tutkulu bir kadın olduğumu da söyleyebilirim…
■ Geçmişten bugüne baktığınızda Göksel’de ne değişti?
Daha özgür bıraktım kendimi. Zaman içerisinde insan kendisine öğretilen ve hayatta yapmak istedikleri arasında kalabiliyor. Benim le öyle dönemlerim oldu. Evlendim, çocuk nu yapsam yoksa bana öğretileni bırakıp hayallerimin peşinden mi gitsem gibi çelişkilerim ardı. Sanıyorum hayata karşı daha netim şu anda. Aslında insanlar yine düzenli bir hayatın içerisinde müzik yapabilirler ama çok rutin e monotonlaşmış bir hayat, yaratıcılığı öldürüyor.
■ Kesinlikle öyle! Peki bu yaratıcılık nasıl bir yerde şekilleniyor. Nasıl bir yerde yaşıyor Göksel?
Nişantaşı’nda bir apartman dairesinde yaşıyorum. Şehrin dinamizmini seviyorum. Evim şehrin merkezinde ama kendime sakin bir ev ortamı yarattım. Çiçekleri çok seviyorum, ufak r balkonum var, balkon içini de çiçeklerle kapladım, neredeyse ç bina görmüyorum, kısacası; oldukça naif sıcak bir ev.
■ Sizi tarif ediyor o zaman.
Ediyor galiba. Gelen sanların söylediği ilk söz “Bu ev ne kadar huzurlu” oluyor. Bunu duyunca mutlu oluyorum.
■ Plan yapar mısınız hayatınızda, yoksa içgüdülerinizle mi hareket edersiz?
Çoğunlukla içgüdülerimle hareket ediyorum. İşin bir yaratma süreci var ki, en zevkli olan ;mı o. Bir de yürütme süreci var. O süreçte k çok insanla ortak çalışmalarım oluyor, çok insanı organize etmek durumunda kalıyorum. O alanda planlı olmayı yeni yeni öğrendim.
“OKULU BIRAKIP ŞARKI SÖYLEMEYE BAŞLAMAM, YAPTIĞIM EN CESUR HAREKETTİ
■ Sizi en güçlendiren şey neydi bugüne kadar? Bir kırılma noktası olmuştur mutlaka…
Okulu bırakıp şarkı söylemeye başladığı dönem, benim hayatımın kırılma noktasıdır. Cesaret gerektiriyordu. Ailemin de hiç hoşuna gitmemişti. Pek çok anne baba gibi benim için endişelendiler ve zor bir hayatım olacağını düşündüler. Mücadele ettim, kolay ildi. Sonuçta mutlu olduğum işi yaparak dimi de, onları da memnun ettim. İlerleyen
zamanlarda gücümü genç yaşta verebildiğim bu kararımdan aldım hep.
“KEŞKE GEREKSİZ ŞEYLER İÇİN KENDİMİ ÜZMESEYDİM”
■ Keşkeleriniz oldu mu hiç hayatınızda?
Keşke gereksiz şeyler için kendimi üzmeseydim.
■ İyi ya da kötü yaşadığınız şeyleri paylaşır mısınız yoksa kendinize mi saklarsınız?
Arkadaşlarımla paylaşıyorum aslında ama şarkı yazarken herkesle paylaşmış oluyorum.
■ İşinizi yaparken keyif aldığınız çok belli oluyor. Peki bir gün buralara gelebileceğinizin hayalini kurmuş muydunuz yoksa tamamen hayatın bir hediyesi mi?
Şarkı söylemek en büyük hayalimdi çocukluğumda. Ama şarkı yazabileceğimin farkında değildim. Sadece şarkı söylemeyi ve müziği çok seviyordum. Tabii zaman içerisinde şarkı yazabilme yeteneğimi de fark ettim. Aklımdan geçenlerin ve istediklerimin pek çoğunu gerçekleştirmiş oldum ama yine de hayatın hediyesidir.
■ Şimdi hayalini kurduğunuz bir şeyler var mı?
Daha da iyisini yapmak ve daha geniş kitlelerle buluşmak isterim.
■ Saçınız, tarzınız, gülüşünüz, hatta bakışlarınız bile eski zaman kadınlarını anımsatıyor…
İlk şarkı söylemeye başladığım zamanlarda da, müzisyen arkadaşlarımızla kayıtlar yaparken bana “Sesin, 70’lerin kadın şarkıcılarının sesine benziyor”, “Sen Türkan Şoray’a benziyorsun” gibi şeyler söylerlerdi. Hep eski film yıldızlarına benzetirlerdi.
“MAHCUP TARAFIMI YENİ YENİ SEVMEYE BAŞLADIM”
■ Her bakımdan böyle bir benzerlik söz konusu. Ama bu çok özel bir şey bana kalırsa…
1 İşte biraz benim mahcup bir tarafım var ya, o yüzden benziyor. Aslında çok da sevmiyordum, yeni barıştım bu özelliğimle…
■ Bir ödül töreninde “Önce aşık oluyorsunuz, sonra ayrılıp aşk acısı çekiyorsunuz, bunun üzerine şarkı yazıyor ve ödül alıyorsunuz” dediniz. Bu çok etkileyiciydi…
Çok tuhaf bir şey. Ödül için beni çağırdıkları sırada düşündüm ne kadar tuhaf olduğunu. Ben o şarkıyı yazarken hakikaten üzgündüm. Hatta şarkının demo kaydında da üzgündüm. Sonra daha iyi mikrofonlarla kaydettik ama hiçbiri o demo kaydındaki hissi vermedi. Biz de demo kaydını kullandık.
■ Yaşanan bir aşk, milyonların önünde verilen bir ödüle dönüşüyor. Gerçekten ironik değil mi?
Evet, ironik. Çok sevdiğim bir şarkı var eskilerden; “Acılar sevinçlerin, sevinçler acıların gölgesi” der. Öyle geldi bu ödül bana…
■ Belki de Karma bu…
Kötü bir şey yaşadığımızda ya da kendimizi kötü hissettiğimiz zamanlarda isyan ederiz ama şuna inanıyorum ki, her şeyin bir sebebi var. Ya bir şey öğretiyor insana ya da güzel bir şey bırakıp gidiyor zamanla…
■ Peki aşkın anlamı nedir şu an sizin için?
İçimdeki delice tutkuyu aşk olarak nitelendiriyorum. Bu bir insana karşı da olabilir, müziğe karşı da olabilir. Ve his, benim içimde gerçekten hep var.
“YÜKSEK HEYECANLAR YAŞAMADIĞIM DÖNEMLERDE, HAYATTAN SIKILIYORUM”
■ İnsanın ilerleyebilmesi için gereken, lokomotif bir duygu aslında aşk…
Evet, yüksek heyecanlar yaşamadığım dönemlerde kendimi pek iyi hissetmiyorum. Hayattan sıkılıyorum. Aşk insanı hep yüksekte tutuyor. Düşme ihtimalin olsa bile…
“ŞARKI YAZDIĞIM KAHRAMANLARIMI KİMSENİN BİLMESİNİ İSTEMİYORUM, HATTA KENDİLERİ BİLE
■ Son olarak, bu kadar aşk şarkısı yazılıyor ama biz diğer kahramanları hiç tanımıyoruz…
Benim kahramanlarım hep uzaktaydılar, ya da ben onları uzakta tuttum… O yüzden “Uzaktan” diye bir şarkı yazdım zaten. Ben biraz böyle yaşıyorum aşkı galiba. O kahramanları da kimsenin bilmesini istemiyorum hakikaten. Hatta kendileri bile bilmesin mümkünse!
HAYATIMIN YÜZDE 70’İNDEN MEMNUNUM
■ Gerçekten istediğiniz hayatı yaşadığınızı düşünüyor musunuz?
Yüzde 70! Daha ne olsun; sevdiğim işi yapıyorum ve kendimi ifade edebiliyorum. Ama başka başka şeyler de olsun isterdim. İnsanoğlu hiç uymuyor.
■ Aynen öyle! Zor zamanlarınızda aklınıza gelen bir söz var mı sizi motive eden?
Fikret Şeneş’in sözlerine bayılırım ben. “Uykusuz her gece”nin sözlerini çok severim. Daha bugün içimden onu söylüyordum, yorgun hissetmiştim kendimi. “Yoruldukça kaybolur acılar” insanı motive eden bir söz…















