OBEZİTE BİR KADER DEĞİL MUTLAKA TEDAVİ EDİLMESİ GEREKEN BİR HASTALIKTIR
20. yüzyılın 2. yarısında ve 21. yüzyılda özellikle Batı dünyasında refah artarken yiyeceğe erişim de kolaylaşmış, yiyecek ucuzlamış aynı zamanda çeşitlenmiştir. Bunun yanında hızlı yaşam koşullarının getirdiği “fast food”lar, televizyon ile başlayan tüm gece atıştırmaları ve yiyecek alışkanlıklarımızda değişiklikle beraber tüm dünyada fazla kiloları da beraberinde getirmiştir. Sağlıksız yeme alışkanlığı, kimyasal madde ve hormon içerikli gıdalar ile günlük aktivitenin azalması vücutta giderek aşırı miktarda yağ depolanmasıyla sonuçlanmaktadır. Vücutta aşırı yağ depolanması olarak da nitelenebilecek duruma obezite denmektedir.
Obez kişilerin yaşıtlarına göre ortalama 12 yıl daha kısa yaşadığına dikkat çeken Medicana Çamlıca Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Alp Gürkan; “Obezite şeker hastalığı (tip 2 diyabet), kalp ve damar hastalıkları, yüksek tansiyon, yağ metabolizması bozuklukları, cinsel bozukluklar, eklem ve kemik problemler, uyku apnesi gibi birçok hastalığa davetiye çıkarır.
Hatta meme kanseri, kalın barsak kanseri gibi kanser türlerinin de de obez hastalarda daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Obezite kişilerin fizik görünümlerini bozmakta, buna bağlı olarak ruh sağlığı ve sosyal yaşam tehdit altında olmaktadır. Mutlaka tedavi edilmelidir.” dedi.
MİDE BALONU
Kilo vermeye yardımcı en basit yöntem mide balon mide içine endoskop yardımıyla, mide içinde sıvı veya hava doldurulan bir balon yerleştirilir. Hafif bir anestezi altında hastanın midesine bu balon yerleştirilir. Bu işlem 15-20 dakika sürer. Böylece midenin gıda alma kapasitesi düşürülür ve çabuk doyma sağlanır. Basit ve oldukça düşük riskli bir yöntem olmasına karşın, bu yöntemin de başarı oranı düşüktür. Bu yöntemle hastalar birkaç ayda 7-8 kilo verebilirler.
Ancak bu balon vücutta 6 ay, en fazla 1 yıl kalabilir ve yine endoskopik yolla 5-6 dakika içinde balon çıkartılır. Basit uygulanması ve vücutta kalıcı bir değişiklik olmaması yöntemin avantajı olmakta birlikte, balon çıkartıldıktan sonra hasta yaşam şeklini değiştirmez ve diyetine devam etmezse verilen kilolar geri alınabilir. Ancak 6 ay-1 yıllık kullanım süresi içinde kişiler nasıl yemek yemeleri gerektiği konusunda deneyerek eğitim almış olurlar.
CERRAHİ YÖNTEMLER
Mide Kelepçesi (ayarlanabilir mide bandı)
Laparoskopik (kapalı) ameliyatların günlük kullanımının yaygınlaşmasıyla beraber bu yöntem 15 yıl önce zayıflama ameliyatlarında da kullanılmaya başlandı. Yöntem; yemek borusunun mideye giriş yerinin hemen altında mideyi bir kelepçe gibi sıkıştırdığından halk arasında “mide kelepçesi” diye anılmaktadır.
Bu yöntem de mideye gıda alınımı kısıtlayarak çalışır. Ancak iştah azalmadığı için insanlar gıda almanın bir yolunu bulmaya çalışırlar; dondurma veya bal gibi sulu ancak kalorisi bol gıda tüketirler.
İstendiği zaman çıkartılma ve vücutta kalıcı değişiklik yapmaması avantajlı görülse de uzun dönem başarı oranları düşüktür. Yani kelepçe kaldığı halde bile kişiler kelepçeyi kandıracak yüksek kalorili gıdaları tüketerek yeniden kilo almaya başlayabilirler.
Mide Tüpü (Sleeve Gastrectomy)
En az diğer komplike cerrahi yöntemler kadar etkili ama yapılışı diğerlerinden daha kolay ve daha az sorunlu olduğu için son zamanlarda zayıflama ameliyatlarında en sık kullandığımız yöntemlerden biridir.
Bu yöntemde midenin %80-90 kadarı çıkartılarak mide bir tüp haline getirilir. Bu ameliyat da laparoskopik (kapalı) yöntemler 1-2 saatlik bir sürede yapılır. Hastanede yatış süresi ise 2-3 gündür.
Ameliyat sonrasında hastalar 2 hafta sıvı, daha sonraki 2 hafta da yumuşak gıdalar tükettikten sonra katı (normal) gıdaya geçebilirler. Vitamin takviyeleri gerekebilir.
Midenin fundus dediğimiz bölgesinden salınan Ghrelin hormonunun şişmanlıktan sorumlu olduğu düşünülmektedir.
Bu hormon kişinin açlık hissini kontrol eder.
Bu ameliyat yönteminde midenin fundus bölgesi tamamen çıkartılarak kişinin iştahının azalması da zayıflamasına yardımcı olur.
Bu ameliyat sonrasında kişiler 6 ay- 1yıl içinde gazla kilolarının ortalama %80 kadarını kaybederler. 1 yıl içinde de uyku apneleri ve diyabet gibi aşırı kilolara bağlı sorunlarından kurtulurlar.
BYPASS AMELİYATLARI
Bu yöntemlerde temel olarak midenin bir kısmının kesilerek veya kesilmeden alınan gıdaların midenin hepsine veya büyük bir kısmına, oniki parmak bağırsağına ve ince bağırsağın ilk bölümlerine uğramadan direkt olarak son kısımlarına gelmesi hedeflenir.
Bu yöntemler de günümüzde laparoskopik olarak başarıyla uygulanmaktadır.
Mide tüpü ameliyatlarına göre bu yöntemlerin hepsinde ameliyat komplikasyonları yanı sıra ameliyat sonrası uzun dönemde metabolik sorunlar da daha fazladır. Kilo kaybı daha fazladır ve 2 yıla kadar sürebilir.
Tüm zayıflama ameliyatlarında temel olarak 2 mekanizma söz konusudur: restriktif yani gıda alınımını kısıtlayıcı veya malabsorbtif yani emilimi engelleyici.
Mide tüp veya bypass yöntemlerinden herhangi biri bu 2 mekanizmayı beraber kullandıklarından kişiler gastrik band ameliyatında olduğu gibi açlık çekerek değil, iştahları azalarak yani çabuk doyarak daha rahat biçimde kilo vermektedirler.
Obezitenin sınıflaması
Günümüzde doğruya en yakın ve çok pratik olan vücut kitle
indeksi (VKİ) denilen hesaplama yöntemi kullanılmaktadır. Herkesin
kolaylıkla hesaplayabileceği formül kişinin ağırlığının (kg. cinsinden)
boyunun (metre cinsinden) karesine bölünmesiyle elde edilir.
Amerikan Sağlık Enstitüsüne göre;
20 – 24.9 ise normal
25 – 29.9 ise kilolu
30 – 34.9 ise obez
34 – 39.5 ise tip II obez
40 – 49.9 ise MORBİD OBEZ
50 ve üzeri ise SUPER OBEZ diye kabul edilmektedir















