Ana Sayfa Röportajlar AŞKIM KAPIŞMAK

AŞKIM KAPIŞMAK

141
0

Aşkım ile tanışıklığımız Papatya Dergimizin ilk yıllarındaydı. .Anlayacağınız 10 yılı aşkın süredir dostuz. İnsanın gerçek dostum diyebileceği bir insandır, Aşkım benim için. Aşkım, Papatya Dergimiz’de yıllarca yazılar yazdı, Vatan TV’de Papatyalı Sabahlar Programıma katıldı, AVM’lerde yaptığım programlara katıldı, düzenlediğim tüm etkinliklere, toplantılara konuşmacı olarak, stand-up gösterisiyle katıldı ve izleyenleri büyüledi. Ben de Aşkım Kapışmak’tan NLP dersleri, Yaşam Koçluğu dersleri aldım. Hayat bir alışveriş değil midir zaten.. Bunun sevgi ve fayda esaslı olması doğru olandır bence.

Aşkım’ı zaten hepiniz tanıyorsunuz; birçok TV programına katıldı, kendi televizyon programını canlı olarak bir yıl sürdürdü, dört şahane kitap yazdı, birçok üniversite ve şirkette, kurumda konferanslar verdi. Onu dinleyip de etkilenmemek mümkün değil. Çünkü, her şeyden önce samimi, kendini de eleştirebiliyor, kendiyle barışık, anlatımları, yüksek gözlem yeteneğinin, bilgi ve deneyimlerinin harmanlanmasıyla ve sevimli, muzip, komik bir üslup ile ortaya çıkınca, dinlemeye, izlemeye doyum olmuyor. Özellikle engelli çocuklarla ilgili yıllardır yaptığı çalışmalardan dolayı, onu daha da çok seviyorum, çok insanın duasını kazanmıştır. Dürüstlüğü, çalışkanlığı, yardımseverliği ile bugün zirvede Aşkım Kapışmak ve sonuna kadar hak ediyor, iyi ki varsın dostum!

Sevgili Aşkım, bugün seninle röportaj yaparken nostalji yaşıyorum… Herkes seni tanıyor aslında ama senin ağzından kariyer yolculuğunu, iş ve aile yaşantını senden dinleyebilir miyiz? İletişim sihirbazı olacağını, buna yatkınlığını İlk nasıl keşfettin, bu yolda ilerledin?

On iki yaşımdayken Arif Sağ Müzik Evi’nde konservatuvar eğitimi aldım, lise yıllarımda bir çok sahne ..deneyimim oldu. Liseden sonra Marmara Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’na başladım, ancak burada mutlu olmadığımı gören öğretmenim beni profesyonel olarak insan ilişkileri ile., ilgili çalışmalara yönlendirdi. Marmara Üniyersıtesı’ni bitirdikten sonra, Amerikan Üniversitesi Newport Davranış Bilimleri-Psikoloji lisansını tamamladım. Sahnede daha etkili olabilmek adına Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde iletişim, beden dili, diksiyon, oyunculuk ve sahne sanatları dersleri alarak, bilimsel bilgilerimi tek kişilik stand-up gösterisine dönüştürerek sahneye koymaya başladım.

NLP dersleri veriyorsun, stand-up yapıyorsun, tv.de programlar yapıp, birçok programa da katılıyorsun, üniversitelerde, kurumlarda, şirketlerde seminerler veriyor ve kitaplar yazıyorsun, belki tüm bunlar bütünün parçası ama en çok hangisinden keyif alıyorsun? En iyi ne şekilde kendini İfade edebiliyorsun, en iyi insanlara nasıl ulaştığına inanıyorsun?

En zevk aldığım süreç tabi ki sahne. Sahnede olmayı seviyorum. Televizyon da benim için bir sahne hafta içi her gün canlı yayın sununca ne kadar keyifli ama zor olduğunu da anladım. Artık insanlara ulaşmak kolay… Televizyon, sosyal medya ya da seminerler hızla devam ediyor. En etkili ulaşım aracım tabi ki kitaplarım. Galiba konuşup, yazıp, oynadığım sürece varım.

Ailelere, gençlere neler tavsiye edersin? Çünkü sen çok fazla birebir onlarla çalışma fırsatı bulabiliyorsun ve sıkıntılarını, heyecanlarını biliyorsun, neler söylersin?

Öncelikle iletişim kurabilmeliler, iletişim kurmak karşıdakini sadece dinlemek değil, öğüt verici konuşmakta “ben sana demiştim” değil, anne-baba ve çocuk hangi duygular içinde bir araya gelmiş, o an neler hissediyor buna dikkat etmek gerekiyor. Ağızdan “mutluyum” “iyiyim” ” sorun yok” kelimeleri çıkabilir ancak kişinin beden dili ne söylüyor. Buna odaklanmalılar.

Gözlem yeteneği, farkındalığı yüksek bir insansın canım arkadaşım, hayat felsefen nedir, hayata bakışın ve önerilerin nelerdir okurlarımıza?

Ben yaptığımız her şeyin izin verildiği için olduğuna inanıyorum. Kimse ortalıkta ben yaptım diye gezmesin. Yaratıcı izin veriyor ya da vermiyor. Eğer tersine inanırsak egomuz yükselmeye başlıyor. Benim hayat felsefem insan odaklı, kimlik odaklı değil. Anlaşmayı bilmek zorundayız bu sayede paylaşmayı öğrenelim. Yani insanlarla anlaşmadan duyguları ve maddiyatı paylaşamayız. Sevmeyi bilelim ama ilgiyle sevelim. Çünkü sevgi ilgiyle buluşursa ilişki, sevgi ilişkiden ayrılırsa olur çelişki.

Sizce neden aldatma oranı bu kadar arttı?

Aldatma, bir anda olabilen bir süreç değildir. Aldatan erkeklerin beyinleri aldatma programına sahiptir. Yani ergenlikten, ilk ilişki döneminden karşı cinse, cinsel obje olarak bakar ve ilişkisi devam ederken kendisine ‘güzel bir kız görsem onunla olabilirim’ inancını yerleştirir. Bu inançla yetişen ve evlenen erkeklerin hepsi beyinlerindeki aldatma programlarını çalıştırır. Erkekte ilk önce zihinsel imaj oluşur. Bir kadını beğendiği zaman, görsel haritasında tasarılar yapmaya başlar. Bu tasarıları kontrol edemediği için bir süre sonra eyleme geçer. Çünkü erkekler ilk orgazmı zihinlerinde yaşarlar bu yüzden kadından önce boşalırlar. Bu tip erkeklerin beyinlerini eğitmeleri gerekir. Yani böyle bir inanca sahipse bunu değiştirmek için kendisine doğru sorular sormalı. İleri de hoşuma giden bir kadın olduğunda eşimi, sevgilimi aldatır mıyım diye önceden sormalı. Bu sorunun cevabını mantık çerçevesinde değerlendirmeli ve yeni inançlar oluşturmalıdır. Neden erkeklerin zihinsel imajlarında başka kadınlar rol alıyor? Bunun cevabı da, cinsel özelliklerini ön plana çıkaran kadın sayısının artmasıdır. Erkeklerin bir kadında ilk fark ettiği şey cinselliktir.

Kadının aldatmasına gelince, kadın duygusal varlıktır ve paylaşım ister. Bu konuda kendini eğitemeyen erkek ırkı şimdiki yüzyılda duygusal zeka fakiri oldu. Yani kadının duygusal ihtiyaçlarını karşılayamaz durumda. Kadınlar erkekler gibi görsel değil dokunsal orgazm olurlar. Evlilikte bir süre sonra erkek dokunmayı bırakır bu iletişim ve paylaşmayı azaltır. Bazı kadınlarda duygularını paylaşabilecek kendisine dokunabilecek erkek aramaya başlarlar. Kadınlar genelde aşk için erkekler ise seks için aldatır.

Ünlü bir düşünürün dediği gibi: Erkekler seks için aşkı, kadınlar aşk için seksi verirler.

Bana göre daha da artacak çünkü bu biz dilinden uzak birliktelikler kadın ve erkekte bencillik mekanizmalarını fazla çalıştırmalarına neden oldu. Bencil insan kendi ihtiyaçlarını düşünür ve mutlu olmanın yolunu bir süre sonra aldatma ile bulur. Aslında bulduğunu sanır.

Kadın, değerli olduğunu hissetmek İçin sanal ilişkilere başvuruyor demişsiniz. Erkekler bundan farklı mı davranıyor sizce?

Sanal ilişkideki yaşam erkek ve kadında farklı ihtiyaçları karşılar. Genelde amacına uygun kullanım dışında. Sanal ortam bir çok ilişkiye kuma oldu. Çiftlerin çoğu sanal ilişkiler için partnerini ihmal ediyor. Eğer bir erkek karısını sevgisiz, ümitsiz bırakırsa kadın için en kolay ilgi alma yolu sanal ortam çünkü kadının ilk önceliği seks değil. Yalnız çoğu kadın sanal ortamdaki ilgiden sarhoş oluyor ve bir süre sonra ilgi gitmesin diye oradaki kişi ya da kişiler ile seks yapabiliyor. Kadınların geneli sanal ilgiyi terapi etkisi gibi yaşıyor. Ama erkeklerin sanal ortamda zaman geçirmelerinin nedeni, ilgi görmek değil. Genelde döl bırakmak. Yani aldatmaya programlanmış beyinleri olan erkekler seks için sanal ortamda gezinirler. Genelde uzun uzun sohbet etmek yerine cinsel fantezilerini gerçekleştirmeye çalışırlar. Erkeklerin bilgisayarlarında kadın fotoları bulundurmalarının sebebi, görsel imajla orgazm olabildikleri için fazla kare yoğun orgazm ilişkisi kurarlar. Sanal ortamdaki kadının ilgiye ihtiyacı olduğunu düşündükleri için fazla romantik moda girip kadını etkileme çabasındadırlar. Kısacası kadınlar duygularını erkekler yataklarını paylaşmak için sanal alemde daha fazla zaman geçirirler. Bu demek değil ki sanal ortamdan partner bulup seks yapan kadın yoktur tabii ki vardır. Ama bunlar azınlıktır.

Yeni yıl dileklerin, hedeflerin, projelerin neler?

Ben geçen senelerin boşa olmadığına inanıyorum. Çünkü insan geçen senede bıraktıklarından tam olarak vazgeçemez. Onlardan dersler alır ve gelecek planlar. Yeni yeni başlangıçlar içindir. Toplumun çok zeki ve çok hedefsiz ve bencil olmaya doğru gitmesi beni korkutuyor. Herkesin birbirine benzemesi herkesin aynı şeyi düşünmeye başlamış kaygılarımı arttırıyor. Bu yüzden yeni yıl ve gelecek diğer yıllarda insanların yaşam amaçlarını bulmalarını diliyorum.

Ben ne yapacağım dersen kesinleşmemiş projelerim var tabi ama kesinleşenler üzerine konuşursak, Sevgililer Günü’nde ‘Aşkın Beden Dili’ isimli yeni bir kitabım çıkacak. Bahar aylarında isi uzun zamandır yazdığım bir romanım çıkıyor. İlk denemem, heyecanlıyım. Aynı zamanda bahar aylarında çekimlerine başlayacağımız bir sit-com var. Cemil İpekçi ile birlikte oynayacağımız ve benim de senaryo ekibinde olduğum bir komedi yapacağız yeni sezon için. Bu ayrı bir heyecan benim için. 2013’te üniversite söyleşi ve gösterileri hızla devam edecek. Hayırlısı diyelim.

Aşkım Kapışmak

Davranış Bilimleri ve İletişim Uzmanı

www.askimkapismak.com