Türk doktorlardan bir ilk
Damar sertliği tarih oldu!
Prof.Dr. Faruk Erzengin, ekibiyle birlikte damar tıkanıklığı ile ilgili dünyada ilk olan teşhisin yanında, devamlı ilerleyen hastalığın ilaçla çözüm ve tedavi yöntemleri de geliştirdiklerini ifade etti
Damar sertliği ve tedavisinde bilinenlerin ötesine geçerek ezber bozan Türk doktorlar, yıllardır yürüttükleri bilimsel çalışmalarla tıp literatürüne girecek önemli bir başarıya imza attılar. İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi eski Dekanı Prof.Dr. Faruk Erzengin ve ekibi dünya tıp litaretürüne girdi
Küçücük bir kız çocuğu iken, deyim yerindeyse, beni ipten alan bir doktor ağabeyim Faruk Erzengin benim için. Yanlış konulan teşhisten beni son anda döndüren ve hep ilklere imza atan dahi doktorum (Allah uzun ömür versin) hayat boyu aile dostumuz, baş tacımız olarak yerini aldı bizlerde ve tabi yüzlerce insanın daha hayatını kurtardı, yaşam kalitesini arttırdı. Şimdi yine Prof.Dr.Faruk Erzengin’in önderliğinde yeni bir buluşla, insanlığa hizmetini doruk noktasına taşıdı bence, çünkü nice canları yitirdiğimiz kalp damar sertliğinden ve tıkanıklığından dolayı oluşan rahatsızlıklara çare olarak yapılan by-pass ameliyatları artık tarih oldu, BİR HAP ile sağlığınıza kavuşabileceksiniz. Evet yanlış duymadınız BİR HAP ile yaşam kalitenizi arttırıp sevdiklerinizle güvenle hayatınıza devam edebileceksiniz Allah’ın izniyle.
Prof.Dr.Faruk Erzengin eğitim hayatını hep başarı ve birinciliklerle bitirmiş, köklü bir aileden gelen aynı zamanda bir hafızdır da. Doppler Ekokardiyografiyi ülkemize ilk getiren, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİNDE Kardiyoloji Ana Bilim Dalını ilk kuran, 1998- 2001 yıllarında en yüksek oyla, İstanbul Tıp Fakültesi DEKANLIK görevini 2 dönem(6 yıl) çok başarılı bir şekilde sürdüren, üstün, kalıcı hizmetleri için 50nin üzerinde ödül alan ve bin civarında kardiyolog doktorun sınavını yapıp yeteliliklerini verdiğinde 2009 Ulusal Kardiyoloji Kongresinde eski Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’den ÜSTÜN HİZMET ödülünü alan, 500e yakın eser, 6 kitap çeşitli dillere çevrildi, AMERİKA ve birçok Avrupa ülkesinde eğitim alan, veren çalışan ve daima yurdunda hizmet veren ülke sevdalısı Prof.Dr.Faruk Erzengin evli ve 3 çocuk babası. Halen Kardiyiloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesidir ve hayat kurtarmaya devam etmektedir.
Vatandaş için çalışan CESUR YÜREK’in bu çalışmalarını mutlaka okuyun belki de en yakınınızın hayatını kurtarmaya aracı olursunuz.
Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisinden Patolojiye, Endokrinolojiden Genetik’e kadar 32 profesörün yer aldığı ekibin başında ulunan İstanbul Tıp Fakültesi eski Dekanı ve Kardiyoloji Ana Bilim Dalı en kıdemli hocası Prof. Dr. Faruk Erzengin; yürüttükleri çalışmanın sadece Türkiye için değil, tüm dünya ve insanlık için çok mühim olduğunun altını çizerek, “İnsanlar birçok sebepten dolayı ölüyor. Bu nedenler arasında Kalp ve Damar Hastalıkları, Damar sertliğine bağlı tüm hastalıklar (örneğin inmeler gibi) başı çekiyor. Öne çıkan bu sebepleri araştırdığımızda insanoğlunun yaşamında atar damarının ömrünün çok önemli olduğu gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Hatta ‘İnsan, atar damarları kadar yaşıyor’ diyebiliriz.
Çünkü beyine giden damar tıkandığında insan felç geçirebilir, sakat kalır veya ölür. Kalbe giden atar damar tıkandığında infaktüs yaşanır. Bacağa giden atar damar tıkandığında ise kangren ortaya çıkar. Özetle yaşamımızda atar damarlar çok önemlidir ve insanoğlu atar damarı kadar yaşayabiliyor. Bizler; 32 kişiden oluşan çalışma grubumuz ile damar sertliği ve tedavileri anlamında özgün bir çalışma yaparak, klasik bilgilerin ötesine geçmeyi başardık” şeklinde açıklamada bulundu.
Damar sertliği tarih oldu!
Damar sertliğinin, atar damarların (arterlerin) üzerinde hangi bölgelerde ortaya çıktığı ve tedavi için çözüm yollarıyla ilgili sofistike araştırmalar yaptıklarını, böylece klasik bilgilere ek olarak bazı şaşırtıcı gerçeklere ulaştıklarını belirten Prof. Dr. Faruk Erzengin açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Damar sertliğinin, Media tabakasında oluştuğu zaten daha evvelce ispatlıydı. Biz ise; damarın her tabakasında bu işin olabileceğini ortaya çıkardık. Çalışma grubumuz ile yaptığımız incelemelerde; koroner arter aterosklerozunda plak oluşumu ve kalsifik tutulum, klasik intimal kaskad yolu dışında yani yalnız endotel hücreleri altından değil, adventisya tabakasından da başlayabileceğini ve ilerleyebileceğini ve damarın lümeninde (içinde) daralmaya, tıkanmaya sebep olabileceğini ortaya koyduk.”
İlaç tedavisi ölümden kurtaracak
Damar tıkanıklığının sadece endotel hücreleri altında (İntima) veya Mönckeberg’in tarif ettiği arterin orta tabakası olan Muskuler Media tabakasında olabildiği gibi, atardamarın (arterin) en dış tabakası olan Adventisya’dan da başlayabileceğini dünyada ilk kez tespit etmekle kalmadıklarını belirten
Prof. Dr. Erzengin, damar tıkanıklığıyla ilgili dünyada ilk olan teşhisin yanında, devamlı ilerleyen bu hastalığa ekibiyle birlikte ilaçla çözüm ve tedavi yöntemleri de geliştirdiklerini ifade etti:
“Gayemiz sadece damar tıkanıklığıyla ilgili yeni teşhisler ortaya koymak değildir. Bu hastalık, yıllardır durdurulamaz ve hatta geriletilemez olarak bilinirdi, biz bu hastalığa karşı yıllardır yalnız ilaçla çözüm ve medikal tedavi yöntemleri üzerinde de çalıştık ve çok belirgin başarılar elde ettik.
Özetle aterosklerozun (damar sertliğinin) durdurulabildiğini ve tamamen geriletebildiğini ortaya koyduk.’’
Nobel’e aday olabilecek bir çalışma
Bilimsel çalışmalarındaki hedefi; “damar sertliğini önlemek ve bu hastalık nedeniyle daha önce by pas ameliyatı olduğu halde, hastalığı devam edenlerin rahatsızlığını tamamen ortadan kaldırmak” şeklinde özetleyen Prof. Dr. Erzengin, çarpıcı sonuçları olan çalışmalarına dair görüşlerini şu sözlerle anlattı:
“Sürekli ilerleyen bir process olan ve ciddi öldürücü sonuçlara yol açan bu arterleri tutan damar sertliğinin, yalnız ilaçlar yoluyla tedavisini bulmayı amaçladık. Nitekim başında bulunduğum 32 kişilik çalışma grubu, dünya çapında ses getirecek bu önemli başarıya imza attı. Kimya Mühendisliğinden Patolojiye, Genetikten Allerjiye pek çok branştaki profesörlerin oluşturduğu çalışma grubumuzda; Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisinden, Patoloji ve Diyabetolojiye, SEM kalsiyum-Lipid tarama ve haritalama incelemesinden fizyopotolojiye kadar, hatta kimya mühendislerine kadar birçok uzman yer aldı. İdealimiz deneysel ve klinik temele dayanan bu çalışmamızın Nobel Ödülü’ne aday olabilmesidir. Bana göre üniversite ve bilim kurumlarının en önemli hedefi; ürettiği çalışma ve projelerle nobele aday olabilecek işlere imza atmasıdır.”
Damar tıkanıklığına ilaçla tedavi!
Damar sertliğinden kaynaklanan ölümleri sonlandırmayı hedeflediklerini, dünyadaki tıp otoritelerince kabul edilmiş ilaçlarla çalıştıklarının altını çizen: Prof. Dr. Erzengin, “Ürettiğimiz ilaçlar, damar tıkanıklığı hastalığının ilerlemesini durduruyor ve tedaviyle hastalık tamamen yok edilebiliyor. Hedefimiz, hastalığın geriletilerek, tamamen ortadan kaldırılmasıdır. Amerika’da yeni ilaçlara onay veren FDA’nın kabul ettiği ilaçlarımızı, T.C. Sağlık Bakanlığının da onayına sunduk. Dünya için önemli bir buluş olan bu ilaçların Türkiye’de üretilmesini istiyoruz. Hastalarımızın, bu ilacı kullanması ve kısa sürede damar sertliğinden kaynaklanan ölümcül sebeplerden kurtulmasını sağlamak için çok fazla yol aldık. Ayrıca bu konuda işbirliğine de hazırız” dedi.
PROF. ERZENGİN’E TÜRKÜ YAZDI
Tıpta çığır açan bu yöntemle sağlığına kavuşan ünlü halk ozanı Hilmi Şahballı tedavi sürecinde neler yaşadığını anlattı.
Şahballı, “Kalp ameliyatı oldum 4 damarım değişti. Fakat sonra tekrar rahatsızlandım. Bir kez daha ameliyat olmam gerekiyordu. Bu tedavi sayesinde ameliyata gerek kalmadan damarlarım açıldı” dedi.
Şahballı, “Türküleri okurken nefes alamıyordum. Şu anda gayet rahatlıkla türküleri seslendirebiliyorum. Sesim yerine geldi” diyerek duygularını ifade etti.
Ünlü ozan Hilmi Şahballı hayatını kurtaran Prof. Dr. Faruk Erzengin’e bir türkü yazarak teşekkür etti.
PROF. DR. FARUK ERZENGİN KİMDİR?
Kahramanmaraş’ta 24 Aralık 1950 yılında 7 çocuklu bir ailenin son çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Babası; Maraş Kurtuluş Savaşında çok büyük fedakârlıklar gösteren ve gazi olan Hacı Mehmet ERZENGİN’dir ve çok köklü bir ailenin mensubu olup meşhur Hoca ve Müderris Ömer Efendinin torunudur. Annesi Emine ERZENGİN Maraş Müftüsü Meşhur Hafız Ali Efendi’nin yeğenidir.
İlkokulu İstiklâl İlkokulunda, Ortaokul ve liseyi Kahramanmaraş Lisesi’nde okumuştur. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’ne 1966 yılında girmiş ve 31 Mayıs 1972’de Pekiyi derece ile mezun olmuştur. İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Kürsüsü’ndeki asistanlık görevine başlamıştır. “İç Hastalıkları Uzmanlık” sınavını üstün derece başarı ile kazanarak 1978 yılında Kardiyoloji Anabilim Dalı’nda Başasistan olarak çalışmaya başlamıştır. Açılan bir sınavı kazanarak, İstanbul Üniversitesi tarafından “bilgi ve görgüsünü arttırmak” amacı ile resmi görevli olarak Ocak 1982 tarihinde İngiltere’nin St. James’s Üniversitesi’nce sağlanan “Senior Registrar-Research Fellow” kadrosu ile aynı üniversitenin Tıp Fakültesi Kardiyoloji (Kalp ve Damar Hastalıkları) Departmanı’na gönderilmiştir.
İngiltere’de 2 yıl kaldıktan sonra 31.12.1983 tarihinde İstanbul Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı’na dönmüştür. İ.Ü’nün Yönetim Kurulu’nun oybirliği kararı ile1995 yılında aktif profesör olmuştur. İkiyüzelliyedisi yabancı dilde olmak üzere 498 adet makale, araştırma, konferans, derleme şeklinde yayını ve üçü yabancı dilde olmak üzere altı kitapta yazdığı konular vardır. Kardiyoloji, Ekokardiyografi, İç Hastalıkları ve Hipertansiyonla ilgili yazılmakta olan dört kitabın ikisinde editör, ikisinde editör yardımcısıdır. Eylül 2007 de basılan 3000 sayfalık iç hastalıkları kitabında kardiyoloji ile ilgili 14 bölüm yazmıştır ve aynı kitabın editör yardımcısıdır.
Ağustos 1998 ve Eylül 2001 yıllarında yapılan Dekanlık seçimlerini tarihteki en yüksek oy alarak kazanmış ve arka arkaya 2 dönem (toplam 6 yıl) İstanbul Tıp Fakültesi Dekanlık görevini çok başarılı olarak sürdürdürmüş ve bu görevinde çok üstün, unutulmaz, kalıcı hizmetler vermiştir.
Almanya Münih Üniveritesi Rektörü tarafından Erich FRANK Üstün Hizmet Madalyası ve Berat’ına layık görülmüştür. Ayrıca bu görevi döneminde üstün başarılarından dolayı, pek çok kurum tarafından Profesör Dr. Erzengin’e ellinin üzerinde plaket ve madalya verilmiştir. Türk Kardiyoloji Derneği Etik Kurul Başkanı’dır. Türk Kardiyoloji Yeterlilik Kurulu’nun Kurucu Başkanı olup, ülkemizde ilk olan bu kurumun 4 yıl başkanlığını başarıyla sürdürüp, bin civarında kardiyolog doktorun sınavını yaparak yeterlilik Belgelerini verdiği için, 23 Ekim 2009’da, 25. Ulusal Kardiyoloji Kongresinde dönemin Cumhurbaşkanı Abdulllah Gül tarafından kendisine Üstün Hizmet Ödülü verilmiştir.
Türk Kardiyoloji Derneği Yeterlilik ve Etik Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Erzengin; Doppler-Renkli Doppler Ekokardiyografi ve Transözofajiyal Ekokardiyografiyi ülkemize ilk getiren Avrupa ve İngiltere’den önce ülkemizde kuran bilim adamıdır. 4 Yıl Sürekli Eğitim Komisyonu Başkanlığı yapan, Avrupa ve Türkiye Kardiyoloji Çekirdek Eğitim Müfredatı (ESC Core Curriculum) Türkiye Sorumlusu ve Başkanı, Avrupa Kardiyoloji Derneği Türkiye temsilcisi olan Prof. Dr. Erzengin; İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi’nde, Baş Hekimlik, Eğitim Komisyon Başkanlığı,1997-1998 yılları arasında Satınalma Komisyon Başkanlığı, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve Tahakkuk Amirliği ile 1998-2004 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi’nin 2 dönem dekanlığında bulundu. Prof. Dr. Faruk Erzengin, evli ve 3 çocuk babasıdır.






















