Renkli hayatlar
Renkli diyetler
Sevgili, Uzman Diyetisyen İpek Ağaca Özger ile Amerika gezimiz sırasında tanıştık, kendisini çok sevdim. Genç, zeki, çalışkan, farkındalığı yüksek duyarlı bir uzman. Kendisini sürekli geliştiren araştıran ve paylaşan bir yapıya sahip.
Gülen yüzü ve pozitif enerjisi ile nasıl forma girdiğinizi anlayamayacaksınız bile 🙂 Renklerle Diyet kitabını da konuştuğumuz sevgili arkadaşım İpek ile renkli ve samimi, bilgilendirici bir röportaj çıktı, kaçırmayın derim.
“Hayatta beslenmeniz renklendikçe yaşamınız da renklenir.”
İpek Hanım sizi tanımak istiyoruz. Kendi ağzınızdan sizi tanıyabilir miyiz?
Çok teşekkürler, tabii. Ben uzman diyetisyen İpek Ağaca Özger. Eskişehirliyim. Eskişehir’de doğdum, büyüdüm. Ardından Hacettepe Üniversitesinde Beslenme ve Diyet bölümüne gittim. Bu bölümü çok severek ve isteyerek seçtim. İlk ve tek tercihimdi. Annem de sağlıkçıydı hastanelerde büyüdüm. İşten çıkarken hastaneye giderdim. İki hasta arasında koridorda beklerdim. Tabii sağlık sektörüne yatkınlığım vardı ve diyetisyenlik halk sağılığını çok etkileyen aynı zamanda sağlık biriminde popüler bir meslektir. Ben seçtiğim zamanda bu kadar yaygın değildi, sonralarda daha popüler oldu. Çok ilgiliydim ve severek okudum bu bölümü, puanım da oldukça yüksekti. Başka bir bölümü seçmek istemedim. Ardından yüksek lisansımı İstanbul’da yaptım ve yine İstanbul’da çalışmaya başladım. Memorial gibi tanınmış hastanelerde yoğun bir tempoda çalıştım. Ardından da Estreworld Plastik Cerrahi Hastanesi’nde çalıştım. Orada da daha çok güzellikle ilgili çalışmalarımız oldu. Plastik cerrahi üzerine ağırlıklı çalışmalardı Memorial Hastanesi çok komplike ve çok büyük bir hastanedir organ naklinden tutun farklı beslenme, çok farklı branşları vardır. Türkiye’nin her yerinden gelen kişiler ve çok ciddi rahatsızlıkları içine koyarak hastalarda beslenme üzerine çok yoğun olan 3 yıllık çalışma tempom oldum. Tabii ki zayıflama, kilo alma kilo verme, sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanma üzerine çalışmalarım oldu. Şimdi ise 3 yıldır kendi ofisim var artık. Renkli Diyaliz markasını yarattım. Çünkü renkleri çok seviyorum.
Bu özelliğiniz ofisinize de yansımış. Çok renkli ve güzel bir ofisiniz var.
Sağ olun, teşekkür ederim. O sizin güzelliğiniz. Siz de çok renklisiniz. Aslında hepimiz günlerimizin renkli geçmesi için uğraşıyoruz. Yaşamımızda hani “bugün de ne yapsam da farklı bir şey yapıp renk katsam hayatıma” diyoruz. Aslında renkler bizim hayatımızda çok etki gösteriyor.
Ben de bunu soracaktım. Renklerin ne katkısı var hayatımıza pozitif enerjisi olarak?
Renkli beslenmekte hayatımıza çok güzel güzellikler katıyor. Fakat biz bunu bilmiyor ya da çok önemsemiyoruz.
Farkında değiliz ya da…
Evet, farkında değiliz. Konu üstüne araştırmalar yaptığımda gördüm ki renkler üzerine çok fazla araştırmalar yapılmamış. Bir eser yok, bir kaynak yok, okumak istediğimiz bir kitap yok. Bunun üzerine bir kitap yazmak istedim.
Harika
Ardından araştırmalarla birlikte kitabımı yazmaya başladım. Ardından hamile kaldım ve hamilelik sürecimde dedim ki bu fırsat bu fırsattır, böyle bir zaman bulamam ben.
Evet, çok iyi değerlendirmişsiniz…
Bu dönemde de hızlandırıp kitabımı sonlandırdım. Kitapta renkli beslenmenin de aslında özetini yapmak gerekirse 5 rengi kapsıyor. Bu beş renk; beyaz renk, yeşil, kırmızı, mor ve turuncu renktir.
Sarı turuncu renkli besinler; havuç gibi, bal kabağı gibi, cennet hurması (Trabzon hurması), kayısı gibi turuncu renkli portakal, mandalina da aynı şekilde A vitamini çok yüksek miktarda var. A vitamini çok ciddi bir antioksidandır. Özellikle bağışıklık sistemimizi çok güçlendiriyor. Mevsim geçişlerinde grip nezle olmayalım diye bazı hastalıklara karşı da yakalanmayalım diye A vitamini bizim için çok güzel koruyucu bir vitamin. O yüzden sarı ve turuncu renkli besinleri mevsim geçişlerinde mutlaka kullanmalıyız. Her gün en az bir avuç kadar turuncu renkte bir besin tüketmiş olmalıyız.
Tam zamanı…
Evet, turuncu zaten enerjinin rengidir. Kırmızı renk deyince de aklımıza kansere karşı koruyucu olması geliyor. Sizin de üzerinizde kırmızı var.
Evet, ben kırmızı rengi çok seviyorum…
Çok güzel gözüküyorsunuz zaten her zamanki gibi…
Teşekkür ederim siz de öyle…
Kırmızı renkteki besinlerde domates başta olmak üzere, domates kurusu, salça, nar, kırmızıbiber, çilek, karpuz… Bunların hepsinde likopen var. Likopen maddesi de kansere karşı çok güçlü koruyucu olan antioksidan. Mesela yapılan çalışmalarda prostat kanseri, meme kanseri başta olmak üzere pek çok kansere karşı bu kırmızı renkli besinlerin kişiyi koruduğu araştırılmış ve onaylanmıştı. Her gün bir avuç kırmızı renk besin tüketmeliyiz. Kırmızı ve çok iyi kokan besinler, kansere karşı bizleri koruyor. Ayrıca bize iyi gelsin diye de kullanmak çok önemlidir.
Onun dışında beyaz renkli besinlerde, turp, enginar, elma, armut, lahana gibi besinler detoks etkisini çok iyi sağlıyor. İçerisindeki yine çok özel antioksidan olayı vücuda çok güzel bir şekilde detoks yapıyor. Vücutta biriken detoksları atmaya yardımcı oluyor. Özellikle İstanbul’da yaşayanlar egzoz, stres, toz, duman, hava kirliliği, sigara içen kişiler, alkol tüketimi bunlar vücutta toksin biriktiriyor beyaz renkli besinler sayesinde de biz bu toksinleri atmış oluyoruz. Beyaz zaten temizlik ve arınmanın rengidir.
Mor renkte de mor erik, dut, böğürtlen, patlıcan, yaban mersini, mor üzüm, mor lahana mor renkli olan besinlerde de antisülin denilen antioksidan var ve bu antioksidan da yaşlanmayı geciktiriyor. Cilt güzelliği, saç güzelliği için ve yaşlılığa karşı olan hastalıklardan korumak için de yine bizleri koruyor. Her gün yine bir avuç kadar mor besin tüketmemiz lazım.
Son rengimiz ise yeşil. Yeşil renkli besinler dereotu, maydanoz, roka, yeşilbiber gibi bütün yeşiller aslında büyük miktarda C vitamini içermektedir. C vitamini büyük antioksidan. İlk olarak kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi var. Bunun haricinde birçok hastalığa da çözüm buluyor. Her gün bir avuç yeşil besini de tüketmemiz lazım. Özellikle ödem şikâyeti çok yaygındır. Baş ağrıları özellikle bayanların başta olmak üzere birçok yaş grubunu da etkiliyor. Yine İstanbul’un o koşuşturma stresi ile yeşil bizi ödem atmamızı sağlıyor. Bu yüzden bütün renkleri her gün bir avuç beslenip her renkten almamız gerekiyor.
Kitap için de çok teşekkür ederim. Renkli ve faydalı bir baş ucu kitabı olmuş, elinize sağlık… Kitabınızı okuyacağım ve hayatıma geçireceğim. İmzaladığınız için de teşekkür ederim…
Ben çok teşekkür ederim çok memnun oldum.
Siz uzman diyetisyensiniz zaten. Bir bölümde uzmanlaştınız mı? Bu benim alanıma giriyor özellikle, diyebilir misiniz?
Şöyle, kitabımı da çıkarmak için bu konu üzerine araştırmalar yaptığım ve farkında olmadan üzerinde uzmanlaşmış oldum. Ama bizim yüksek lisans eğitimlerimiz de bir uzmanlaşmamız yok genel beslenme üzerine eğitim alıyoruz. Her konuda uzmanız aslında. Gebelikte beslenme üzerine uzmanım. Hamileyken neler yemeli ve içmeliyiz, bu çok önemli bir süreçtir. Çocuklarda emzirme dönemi, çocuk beslenmesi, yaşlı beslenmesi, kilo alma kilo verme, davranış bozukluklarında beslenme. Bunların hepsi bizim uzmanlık alanlarımıza giriyor. Bu nedenle biz beslenme konusunda aldığımız eğitimden dolayı da en uzman meslek grubuyuz.
Yelpazenize herkes giriyor… Danışmanlıklarınız da o şekilde oluşuyor sanırım.
Evet, doğru. Danışmanlık hizmeti de veriyoruz. Hem sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak için gelmek isteyenlerde oluyor. Ben ideal kilomdayım hem korumak istiyorum hem de sağlığım için yeterli yiyor muyum öğrenmek istiyorum diyenler oluyor. Ki nitekim değerlendirdiğimizde yanlış beslenme alışkanlıkları görebiliyoruz. Daha bilinçli olup ileriki yaşlarda sağlık problemleri yaşamamaları için önerilerde buluyoruz. O yüzden herkesin hayatları boyunca en az bir kez diyetisyene gitmesi gerekiyor. Amacımız sürekli diyetisyenlerle görüşmekle değil çünkü hayatımızın bir bölümünde diyetisyenle görüşmüş olmak yeterli. Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak kilo ver al hiç hoş bir şey değil. Bir kere gidip sağlıklı kilo verip sonrada bu kiloyu korumak önemlidir.
O yüzden sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanarak sağlıklı ve kalıcı kiloda kalmak önemli çok fazla stres yaşamdan, yasaklar olmadan… Çünkü bu da çok önemlidir. Çok yoğun yaşantımız var çok fazla stres yaşayabiliyoruz. Bir de beslenme bize stres yaşatmamalı tam tersi bize iyi gelmeli sağlıklı beslenme.
İnsanlar ben diyetteyim her şey bana yasak moduna girerse belki de daha çok yemek istiyor ya da kilo verdikten sonra hemen bu kilolar geri alınıyor. Yasaklar koymak doğru değil sanıyorum?
Evet, yasaklar koymamak bu açıdan çok önemli yasak koyunca bu psikolojik olarak iyi gelmiyor insanlara. Bu da kişilerin psikolojini çok etkiliyor. Benim kız kardeşim psikolog, aynı ofiste birlikteyiz. Bazı kişilerin kilo almaya ya da verme tedavilerinde hem psikolog hem de diyetisyen birlikte çalışmak daha faydalı oluyor.
Bazı insanlar kilo vermede zorlanabiliyor, nerede tıkanıyor?
Evet, ben tedavi yapmadan önce kişileri önce doktora yönlendiriyorum. Herhangi bir sağlık problemi var mı, kan durumu nasıl, bunlara bakıp kişiye özel çalışma yapıyorum.
Sonra takip ediyorsunuz. Nasıl bir program uyguluyorsunuz?
Evet, haftada bir görüşüyorum. Haftada bir görüşmek daha iyi oluyor nasıl bir programımız var. Özel bir etkinliği var mı doğum gününe mi gidecek, bir toplantısı mı var, regl öncesi tatlı krizi gelmiş olabilir onları öğrenip ona göre çözüm buluyoruz. Her hafta konuşup çok şey paylaşmış da oluyoruz. Konuşulacak çok şey var aslında. Şunun yerine o, bu besinin mucizesi bu şeklinde konuşuldukça kişilerde zamanla kendilerini koruyabiliyorlar. Koruma diyetine çok bir şey kalmıyor diyebilirim.
Sağlıklı beslenmeyi öğrenmiş oluyorlar
Evet, sağlıklı beslenmeyi kişi öğrenmiş oluyor.
Peki, bundan sonraki hedefleriniz neler? Planlarınız nedir hayatınızda?
Bundan sonraki hedeflerim mesleğimi çok seviyorum. İlk kitabım çıktı ve çok güzel geri dönüşümler alıyorum. Belki kitabıma devam edebilirim yani birkaç kitap daha devamı gelebilir…
İnşallah bekliyoruz…
Belki farklı yaş grupları için olabilir şuan çocuğum var çocuk yaş grubunun beslenmesi üzerine olabilir.
Evet, yeni anneler için başucu kitabı olabilir.
Sosyal sorumluluk projelerini çok seviyorum. Bu gruplarda yer alıp bir şeyler yapmayı çok seviyorum. Beslenme ile ilgili seminerler veriyorum. Belki bunlar daha yoğun olabilir. Yapılacak çok şey var. Mesela sağlıkla ilgili danışmanlıklar veriyorum. Örneğin okulda güzel ve sağlıklı yemekler çıkması için menüler hazırlıyorum. Aslında çok fazla çalışma alanlarımız var. Ben de mesleğimde güzel işler yapıp, keyifle çalışıp, insanlara faydalı olan işler yapmaya çalışıyorum. Bundan sonra da hedefim aslında bu.
Çok güzel. Renklerle hiç diyet yaptığını anlamadan insanları forma sokuyorsunuz…
Sağ olun teşekkürler…
Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Çok teşekkür ederim Funda hanım.
‘RENKLERLE DİYET’ kitabı ile Yaşamını Renklendir
Kırmızı Meyve & Sebzeler
En sevdiğim renktir kırmızı. Kırmızı renkli sebze ve meyveler, rengini ‘likopen’ ve ‘antosiyanin’ olarak adlandırılan doğal pigmentlerden alırlar. İnsan vücudu tarafından üretilemeyen likopen, pek çok kanser türüne karşı koruyucu, güçlü bir antioksidandır. Kırmızı renk grubunda domates, karpuz, kuşburnu, çilek, kırmızı ahududu, greyfurt, nar, kırmızı biber, kızılcık bulunur.
Sarı-Turuncu Meyve & Sebzeler
Enerjinin sembolü olan turuncu renkteki meyve ve sebzeler, doğal bir bitkisel pigment olan, karotenoidler tarafından renklendirilmişlerdir. A vitamininden zengin olan sarı-turuncu renkteki besinler, vücudu harekete geçirir; bağışıklık sistemini güçlendirir.
Sarı-turuncu renk grubunda yer alan meyve ve sebzeler: Bal kabağı, Havuç, Şeftali, Kayısı, Kavun, Mango, Nektarin, Portakal, Mandalina, Trabzon hurması, Muşmula, Malta eriği (yeni dünya), Ananas, Papaya, Limon, Sarı biber, Tatlı patates, Mısır ve Sarı domatestir.
Yeşil Meyve & Sebzeler
Tabiatın, huzurun rengi olan yeşilin, meyve ve sebzelerdeki kaynağı ‘klorofil’ dir. Klorofil, bitkilerde fotosentezin meydana gelmesine sebep olan, yeşil renkli bir biyolojik pigmenttir.
Bunlar: Yeşil üzüm, Yeşil erik, Kivi, Lime, Yeşil soğan, Avokado, Brokoli, Kara lahana, Marul, Roka, Taze nane, Dereotu, tere, Kuzukulağı gibi tüm otlar, Taze fasulye, Kabak, Yeşil dolmalık biber, Yeşil sivri biber, Kuşkonmaz, Bezelye, Bruksel lahanası, Salatalık, Ispanak, Pazı, Hardal, Semizotu, Tere ve diğer tüm yeşil yapraklı sebzelerdir.
Mor Meyve & Sebzeler
Sakinleştirici özelliğe sahip olduğu bilinen mor renge sahip olan besinler, bize gençlik ve güzellik vererek yaşlanmayı geciktirirler. Meyve ve sebzelere mavi-mor rengi veren pigment, ‘antosiyanin’ dir. Antosiyaninler, hücreleri hasar almaktan koruyan güçlü bir antioksidandır.
Patlıcan, Kırmızı pancar, Mor lahana, Kırmızı soğan, Mor/kırmızı turp, Böğürtlen, Siyah ahududu, Yabanmersini, İncir, Mor erik, Kuru erik, Mor&Kırmızı&Siyah üzüm, Vişne, Kiraz, Kuş üzümü, Siyah dut, Kuru üzüm, Kan portakalı gibi mor renkteki bu meyve ve sebzeleri mevsiminde düzenli olarak tüketmeyi ihmal etmeyin.
Beyaz Meyve & Sebzeler
Temizliğin, saflığın simgesi olan beyaz renkteki meyve ve sebzeler, rengini ‘antoksantin’ isimli pigment sayesinde almışlardır. Antoksantin, antioksidan özellikte olan bir flavonoidtir.
Beyaz grupta yer alan meyve ve sebzeler: Muz, Elma, Armut, Ayva, Karnabahar, Beyaz lahana, Sarımsak, Soğan, Zencefil, Mantar, Patates, Turp, Yer elması, Hindiba, Kereviz, Enginar ve Pırasa’dır.
Hepimiz sağlıklı, mutlu, huzur dolu ve renkli bir hayatımız olsun isteriz. Renkli ve sağlıklı bir yaşam için renkli beslenmek de gerekir. Her farklı renkteki meyve ve sebzede farklı antioksidanlar bulunur ve bu antioksidanların vücut üzerindeki işlevleri birbirinden farklıdır. 5 rengi kapsayan Renklerle Diyet; sofralarımızı ve beslenmemizi renklendirirken; bizi kalp hastalıkları, kanser, sindirim sistemi hastalıkları, diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıklara karşı da korumayacak. Bu muhteşem renklere sahip meyve ve sebzelere göz atmaya ne dersiniz?
Menülerini Renklendir; Yaşamını Renklendir!
‘Renklerle Diyet’ kitabımda bir de örnek bir menü yer almakta. Bir danışanımın beslenme günlüğünden alınmış bu örnek menü, aslında sağlıklı denilebilecek bir menü ama renklerden oldukça fakir. Bu örnek menünün enerji içeriğini çok değiştirmeden sadece kırmızı, sarı, beyaz, mor ve yeşil meyve sebzeleri dengeli şekilde içermesini sağladım. Örnek menüyü renklendirdiğimizde; yeni menümüzün posa içeriğini ortalama 2 katına, karoten içeriğini 7 katına, A vitamini içeriğini 3 katına, folikasit içeriği 2 katına, C vitamini içeriği 10 katına, potasyum içeriği 2 katına ve likopen içeriği ise tam 10 katına çıkmış oldu. Bu 5 rengi eklemiş olduğumuz yeni menümüz, vitaminler ve minerallerden, antioksidanlardan ve posadan çok daha zengin hale geldi. Bir başka deyişle; renklerle zenginleştirilmiş menü, obezite ve diğer pek çok hastalığa (kanser, kalp hastalıkları, kabızlık, hipertansiyon, sindirim sistemi hastalıkları, diyabet vb. sindirim sistemi hastalıkları) karşı çok daha fazla koruyucudur. Ayrıca menünün yeni halinin bağışıklık sistemini güçlendirici ve enfeksiyon önleyici özelliği de daha fazladır. Siz de sağlığınız için menülerinizi renklendirin! Daha ayrıntılı bilgiye sahip olmak ve rengarenk tariflerimi denemek için ‘Renklerle Diyet’ kitabımı edinmenizi tavsiye ederim.
İPEK AĞACA ÖZGER
Uzman Diyetisyen
Randevu İçin: 0 (539) 583 53 09
www.kisiyeozeldiyet.com
www.renklidiyet.com
Valikonağı Cad. No: 129 Milas Apt. Kat: 1 Daire: 5 Nişantaşı-Şişli/İstanbul
















