Zeliha Hanımla ilk Vatan TV’ye ziyaretimize geldiğinde tanışmıştık.
Her zaman enerjik, neşeli, üretken, zarif ve güzel bir kadın ve duyarlı bir sanatçı. Mükemmeliyetçi ve titiz bir yapısı var, bu da başarıyı getiriyor tabii ki. On parmağında on marifet olan kadınlardan Zeliha Hanım, kendisiyle geçmiş yıllarda , yeni yıla, program yaptığı otelde hep beraber girmiştik, sahne performansı da süper gerçekten, buyurun şen şakrak röportajımıza.
Renkli bir kişiliğe sahipsiniz, müzikle çocukluk yıllarında tanıştınız. Müzik kariyeriniz nasıl başladı, bahseder misiniz?
Daha çocukken karar vermiştim müzik benim mesleğim olacak diye.. Ailem de çok destekledi. Daha öğrenciyken orkestralarda gitar çalıyordum. Daha sonra düğün orkestralarında çalıştım. Daha sonra solist oldum. Çok iyi düğün yaparım valla….. Orkestralarla çalışmam hala daha devam ediyor. İzmir, Ankara ve İstanbul müzik yolculuğumun rotası… Ankara şahane bir okuldu benim için. TRT’de de orada başladım. İstanbul’a albüm yapmak üzere Raks firması tarafından getirildim.. Ama gerçekleşmedi. Ben de sıfırdan başlayıp Ataköy Marina Regetta’da çalışmaya başladım. Harbiye orduevinde de düğünlerde çıktım. Küçücük işlerle tutunmaya çalıştım. Ama yaptığım sahne showları o zamanda meşhurdu. Çalıştığım yer tıklım tıklımdı. Albüm çalışmalarıma 2000 yılında başladım. Şu an 7 tane oldu.
Sahnem ile albümlerim birleşince çok daha fazla kişiyeulaştım.
Sizinle ilgili en çok öne çıkan yönlerinizden biri de, birçok dilde şarkı söyleyebilmeniz -sanırım 30 dilde-, bu başarıyı nasıl yakaladınız?
Aslında kırk bir filan. Artık ben de takip edemiyorum. Bir gün oturup saymıştım, ama unuttuklarım var, yeni yaptıklarım var..
Çocukken “Guantaramera“ söyleyen biri için ilk etapta 7 dilde söyleyebiliyordum.
Evde yabancı şarkılar dinlediğimiz için öğrenip ezberlediklerimde farklı dillerde oldu hep. Ankara’ya gelinceye kadar da idare etti beni. Ancak Ankara’da “Grup Angora“ ile çalışmaya başlayıp, cumhurbaşkanlığı köşkünde gelen yabancı devlet büyüklerine şarkı söylemeye başlayınca işler değişti. Ben de gelen konuklara göre onların dilinde şarkı söylemeyi öğrenmeye başladım. Böylece çoğaldım. Daha sonra da gittiğim özel gecelerde özel bir ülke varsa onun dilinde şarkıları öğrenerek devam ettim.
Aslında çok zor bir iştir. Şarkının içinde ne söylediğini bileceksin arkadaş!! Küfür olmayacak, kadın ağzından olacak, cinsel içerik içermeyecek, az çok karşı taraf tarafından bilinecek….
Tabii ki doğru telaffuz önemli.
Ödüllü müzisyenken ve tüm dünyada konserler verirken, bunun yanında programcılık ve yazarlığınız da var, oyunculuk da sanat hayatınızda yer aldı, nasıl tanıştınız oyunculukla ve size ne ifade ediyor?
Aslında gerçeği söylemem gerekirse oyunculuk çok ta bana göre değil. Çocuk tiyatrosu, radyo tiyatrosu yapıyordum. Sonra Ebru Güneş ve Kerem Alışık ile ilk şarkıcılı dizi “Fırtınalar” da oynadım. Dublajlıydı. Gece çalıştığım için ezber yapmam imkansızdı. Daha sonra birkaç dizide, hatta bir de uzun metrajlı filmde oynadım. Çok güzel dizi teklifleri geldi ama ben hep yurt dışındaydım. Olmadı. Şu an bir dizi çekimini kaldıracak enerjim yok. Ezberlemek beni çok zorluyor.
Günümüzde sektörde sanat ve sanatçı kimliği adına değişik çalışmalar yer alıyor. Siz bu projeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu bağlamda Zeliha SUNAL kendini nasıl bir noktada görüyor?
Ben eğer yeteneği varsa sanat yapmak isteyen kişinin kendini geliştirdiği takdirde her şeyi yapabileceğine inananlardanım. Çok çalışılır ve doğru projelerle yüründüğünde kişi sanatçı kimliğini oluşturabilir. Nitekim çok örneği var. Oyuncu Şevval Sam bugün artık şarkıcı olarak anılıyor. Manken Demet Akalın mankenlik yaptığı günleri çok geride bıraktı. Kıvanç Tatlıtuğ harika bir oyuncu oldu. Çok örnek var. Yeterince çalışmak lazım.
Zeliha Sunal olarak farkı bir yerde olduğumu düşünüyorum. Çünkü sadece şarkı söylemiyorum. Gerçek işim “entertainer”lik. Yani eğlendirmek. Şarkı söylemek kolay ,eğlendirmek zordur. İnteraktif bir sahne yapıyorum .Bu da izleyenlere daha eğlencenin içinde bir gece yaşatıyor.
25 sene böyle geçti.. Hep daha yeni, daha farklı ne yaparım diye düşünmekle…
Yeni single çalışmanız “Aldatıldık” başarılı bir çalışma olmuş. Yeni proje ve çalışmalarınız neler?
Teşekkürler.. Artık her şey çok çabuk tüketiliyor. Bir şarkının ömrü 3 ay, 4 ay.. Biri yayınlanır yayınlanmaz yenisini hazırlamaya başlıyoruz. Yeni albümüm tamamlandı. 5 şarkılık bir mini albüm bu. Adı “Çok ayıp” Besteci ve söz yazarı Oğuz Çetiner ile çalıştık. Dokuz canlı isimli şarkısına da klip çektik. Yönetmenliğini Gökhan Palas yaptı. Şarkının düzenlemesini de Oğuz Çetiner yaptı. Sözü ve müziği İzmirli genç arkadaşım Çilem Duman’ın şarkısı “Ancak rüyalarda buluşuruz” var. Düzenlemesini Tolga Tümözen yaptı. Sözü ve müziği bana ait “çok ayıp “şarkımı da yine Oğuz Çetiner düzenledi. Aldatıldık var.. Söz ve müzik Sezen Aksu, Kurbağa prens var.. Söz müzik Nesliha Demirtaş Bu iki şarkıyı da Murat Yeter düzenlemişti. Önümüzdeki günlerde dinleyeceksiniz. 3 Nisan’da 3 konserlik Amerika turnem var. Handcraft TV devam edecek.
Siz sosyal sorumluluk projelerine de yakın bir isimsiniz, çalışmalarınızı paylaşır mısınız?
Meme vakfı ile yola devam ediyoruz. Çevko’nun bu sene yüzlerinden biri oldum. Hatta takviminde Ekim ayı güzeliyim. Alzheimer derneği ile yine çalışıyoruz.
Biz sanatçıları kağıt mendil gibi kullanıp atan vakıflarla çalışmak istemiyorum. Sanatçısıyla uzun süre el ele yürüyen vakıf ve derneklere her türlü desteği veriyorum.
Zeliha Hanım evliliğiniz nasıl gidiyor, hem işleriniz hem evlilik zor oluyor mu yürütmek beraber?
Uzun süredir evliyim. 25 sene olacak neredeyse.. Müzisyen kocası olarak görünmez olmayı tercih eden bir eşim olduğu için şanslıyım. Yıllarca beni bekar zannedenler de oldu. Bir harika köpeğim ve çok tatlı bir kedim var.. Beraber yaşayıp gidiyoruz.
Program sunuculuğu ve bir çok yarışmada jüri olarak da yer aldınız. Tüm bu yoğunluk içerisinde kendinize nasıl vakit ayırıyorsunuz?
Ben her şeye vakit bulurum. Aynı anda bir çok şeyi bir arada yapabilme yeteneğim vardır. Hatta şu sıralar hanımlara ambalaj atıklarını değerlendirebileceği yöntemler gösteren bir video dizisi bile hazırladım. Youtube ta “Handcraft TV” olarak ararlarsa göreceklerdir.
Yaklaşık 6 aydır spora gidemiyorum.
Bir sahne kazasında düştükten sonra ne yazık ki egzersizlerimi yapamıyorum.
Yürümeyi seviyorum. Gayrettepe’den Tünel’e kadar yürüyüp geri geliyorum.
Evde olduğum her zaman elimde bir şeyler var zaten. Eşim ara sıra şikayet etse de ben yine de elbiselerimi kendim yapıyorum. Aksesuarlarımı da kendim hazırlıyorum.
Hatta zaman zaman sanatçı arkadaşlarıma ufak tefek tasarımlar yapıyorum. Kliplerimde tasarımlarımlar da bana ait.
Pozitif, güzel ve bakımlı bir bayansınız. Sıcakkanlılığınız ve pozitif yönünüz çok dikkat çekiyor. Okurlarımıza neler söylemek istersiniz? Tüm bu enerji nerden geliyor?
Sigara, içki içmiyorum. Uykumu 8 saat uyumaya çalışıyorum. Gece hayatım yok. Eşime ve aileme düşkünüm. Onlar da beni huzur içinde çalışmam için gerekli ortamları yaratıyorlar.
Sevgi , saygı ve güven çerçevesinde sağlıklı bir ortamda yaşamak iş hayatıma da yaratıcılık getiriyor. Yaklaşık 20 yaşımdan beri makyajımı temizlemeden yatmam, nemlendiricilerimi mutlaka sürerim. (son günler hariç) diyetime dikkat ederim. Çok su içerim. Hep gülümserim.
Çünkü nasıl bakarsan sana öyle bakıyorlar..
Kadınlar Gününü yeni kutladık, kadınlarımıza mesajınız ne olur?
Mutsuzum çünkü her gün üçüncü sayfada öldürülen kadınların haberini okuyorum. Mutsuzum çünkü çalışan kadınlarımız erkeklerle aynı ücretleri almıyor.. Mutsuzum kadın üzerinden siyaset yapılıp kadın üzerinden pirim yapılıyor. Ama kadına hakkı teslim edilmiyor. Yasalar kadının aleyhine..
Mutsuzum kızlarımız hala daha eğitim alamıyor.
Diri diri gömülüp, kezzaplanıp, kurşun manyağı yapılıyorlar. Mutsuzum anneler ağlıyor .
Mecliste ve yerel yönetimlerde kadın sayısı artmadıkça yasalar ve yürütme bizim adımıza aleyhimizde kararlar almaya devam edecektir.
Eklemek istedikleriniz, Önce Vatan Gazetemiz hakkındaki düşünceleriniz?
Çok teşekkür ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum.
Teşekkürler.















